Eti Grubu

Ürünlerimiz

Haberler

İnsan Kaynakları

Oyunseverler

İletişim

English
 




Sınav kaygısı kaybettiriyor!

Sınav kaygısı, üniversite ve lise giriş sınavlarına hazırlanan adayların ve ailelerinin en büyük sorunlarından biri. Doç. Dr. Bengi Semerci, sınav kaygısını en aza indirmek için ailelere ve öğrencilere önemli görevler düştüğünü söylüyor...

Sınava hazırlanan öğrencinin psikolojisi nasıldır? Sınavları iki temel bölümde ele almakta fayda var... İlki günlük sınavlar yani normal sınavlar, ikincisi ise üniversite sınavı ya da liselere giriş sınavı gibi insan yaşantısını etkileyecek sınavlardır. Sınav kaygısı dediğimiz durum, kişinin sınava girmeden önce bütün kaygı belirtilerini göstermesidir. Bu durum yalnızca kişinin çalışmaması ile bağlantılı değildir. Sınavla ilgili olarak kafada yaratılan olumsuz düşünceler, karşılaşılan herhangi bir güçlükten sonra sınavın kötü geçeceğine dair yaklaşımlar kaygıyı yoğunlaştıran faktörlerin başında gelmektedir. Fizyolojik kaygı belirtileri kalp çarpması, terleme ya da buz kesilme, karın ağrısı, mide bulantısı, konuşmada zorluk şeklinde kendini gosterir. Bu belirtiler nedeniyle öğrencinin performansında düşme olur.

Sınav kaygısı günlük sınavlarda da ortaya çıkabilen bir kaygıdır. Bazen hiçbir kaygısı olmamasına rağmen üniversite ya da liselere giriş sınavı gibi sınavlarda birden kaygının ortaya çıktığı durumları görüyoruz. Başarısız olursam korkuları, kesinlikle başarılı olamayacağım yargıları, hiçbir şey hatırlamadığım hiçbir şey bilmediğini düşünmek, aile ve yakınlarını hayal kırıklığına uğratacağını düşünme, kaybederse asla tekrar denemeyeceğini ya da kendini toparlayamayacağını düşünme hissedilen olumsuz duygulardan başlıcalarıdır.

Sınav kaygısında ailenin etkisi var mıdır?
Yaşa göre değişmekle birlikte, öncelikle sınav kaygısını başarılı olmama korkusu olan ve bu korkunun da aileler tarafından desteklendiği çocuklarda daha sık görüyoruz. Eğer çocuk ailenin başarıyı çok istediğini hissederse ve bu yönde yetiştirilmişse şöyle bir denklem kurar: "Başarılı olursam ailem beni sever, başarısız olursam ailem beni sevmez". Bu durum kaygıyı artırır. Sadece sınavda başarılı olmak değil, ailenin gözündeki konumunu, yerini ve daha da önemlisi sevgisini buna bağlamak çocukta büyük bir sıkıntı yaratır. Büyük sınavlar öncesi aileler, bir yandan "bu yalnızca bir sınav" gibi söylemlerde bulunmakta diğer yandan da konuşmalarının içinde sınavın bütün hayatını degiştireceğini, üniversite sınavını kazanmasının bundan sonraki bütün hayatının belirleyicisi olacağını söylemektedirler. Bu söylemler çocukların bu yöndeki kaygılarını artırmaktadır.

Fazla kaygının öğrenci üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?
Kişinin fizyolojik belirtileri hissetmesi, düşünce sisteminin oraya takılmasına, bedeniyle uğraşmasına, sınava olan ilgisinin azalmasına ve dolayısıyla sınavda başarısızlığa neden olur. Bunun yanı sıra sınavda başarısız olacağım kaygısı, çocuğun ya da gencin soruları okurken "ben bunu zaten yapamayacağım, ya yapamazsam ne olacak" kaygısıyla soruları yanlış okumasına neden olabilir. Ya da sınavda soru kaydırma, yakın yanıtları birbirine karıştırma gibi sonuçlarla da karşılaşabilir.


Kaygıyı önlemek için neler önerirsiniz?
Eğer bir çocuk okul hayatındaki günlük rutin sınavlarında dahi kaygılıysa duruma iki yönden bakmak gerekiyor. Birincisi çocuğun kişilik özellikleridir. Bu kadar kaygılı olmasını gerektirecek herhangi bir kişisel sorunu var mı, bu sorun ile nasıl baş edebiliriz soruları önemlidir. İkincisi ise ailenin bunu destekleyiciliğidir. Eğer çok çalışkan, hep başarılı bilinen çocuklar arada bir kötü not alırlarsa verilen tepki genellikle kötü not alan ya da ortalama düzeyde alan çocuklara verilen tepkiden çok daha şiddetli olabiliyor. Ailenin fark etmeden bütün sevgiyi başarıya, sınav sonuçlarına bağlaması gibi davranışlar da üzerinde durulması gereken önemli noktalardır. Bu durum karşısında ailelerin tutumlarını değiştirmesi gerekir. Tüm bunlara rağmen çocuğun kaygısı ile baş edilemiyorsa, ilaç kullanımına sınav kaygısının boyutları çok iyi belirlendikten sonra, aile değerlendirildikten ve başka bulgular olup olmadığı saptandıktan sonra mutlaka bir uzman tarafından izin verilmesi gerekir.

Sınav öncesi ne yapılmalı?

Bu dönemdeki en uygun davranış stili sınav yaklaştıkca mümkün olduğu kadar nötr olmaktır. Çocuğa "ne yapman ve nasıl davranman gerektiğini biliyorsun" şeklinde yaklaşılmalıdır. Çocuğa hem davranışlarımızla hem de sözel olarak sınavın önemli olduğunu ama her şeyin başlangıcı ya da sonu olmadığını ve her koşulda onun yanında olacaklarını hissettirmek önemlidir. Tüm bunlara rağmen sonuç alınamıyor ve çocuğun kaygısı artıyorsa o zaman profesyonel bir yardım almak faydalı olacaktır.

  • Sınav yaklaştıkça son hafta yalnızca çok eksik olduğu konulara göz atması gerektiğini ve uyku saatlerini düzenlemesinin sınava daha rahat girmesi açısından önemli olduğunu belirtmek çocuğun kaygısını azaltarak daha başarılı olmasını sağlayacaktır.
  • Son haftaya doğru yaklaştıkça kaygı genellikle daha çok artacaktır. Sınav günü anne ya da babadan hangisi heyecanına hakim olamıyorsa çocuğunun başarısı için sınav yerine gitmemesi yararlı olacaktır.
  • Çocuğa yapabileceğinin en iyisini yapması gerektiğini, bundan sonraki dönemlerde başka şanslarının da olacağını, kazansa da kazanmasa da kendine ait bir yaşamının olduğunu ve bunun ailesi için önemli olduğunu, aile ilişkilerinin bu sınavın sonucuyla etkilenmeyeceğini belirtmek gerekir.
  • Kaygının aşırı olduğu durumlarda ise gecikmeden gerekli tedbirler alınmalı ve bir uzmana başvurulmalıdır.
Sağlıklı destek; Suplemanlar
Bilinçli ve sağlıklı beslenme yolları
Gribe ve soğuk algınlığına dikkat!
• Kış aylarında beslenme






 
 

Limon Tutkusu
Peynir Sepeti
Kolay Pizza

SİTE HARİTASI GİZLİLİK ARAMA MERAK ETTİKLERİNİZ e-bültene ÜYE OL HABER VER FAVORİLERİNE EKLE