Sağlıklı toplumların oluşması için yeterli ve dengeli beslenme
oldukça önemli bir konudur. Besinlerde bulunan vitamin ve mineralleri
kapsayan diyet destekleyiciler, diğer adıyla suplemanlar, doğru
kullanıldığında sağlıklı beslenme açısından bizlere büyük faydalar
sağlar.
Beslenme,
bireylerin ve toplumların yaşamlarını etkileyen temel bir gereksinimdir.
Beslenme sorunlarının tedavisi ve önlenmesi amacıyla diyetin desteklenmesi,
gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde yaygın olarak kullanılır.
Diyetin desteklenmesi için kullanılan diyet suplemanları (destekleyicileri)
vitamin, mineral, aminoasitler, posa, fitokimyasallar, otlar ve
botanik ürünleri kapsar.
Supleman desteği;
Suplemantasyon yöntemleri arasında, altıncı aydan sonra bebek,
çocuk ve gebelere demir, kalsiyum verilmesi; bebek ve yaşlılara
D vitamini verilmesi, doğurganlık çağındaki kadınlara folik asit
verilmesi ve homosistein seviyesinin desteklenmesi sayılabilir.
İnsanlar suplemanları bazen hastalıklarının tedavisi için, bazen
de hiçbir sorunları yokken kullanırlar. Günümüzde birçok kişi
kendi kararıyla diyetlerini yeterli kılmak, daha sağlıklı olmak
veya var olan hastalıklarını tedavi etmek/önlemek amacıyla supleman
kullanır. Bazı suplemenların aşırı kullanımı kusma, böbrek taşı,
karaciğer hasarı ve doğumsal bozukluklara neden olabileceğinden
supleman kullanımına dikkat edilmesi gerekir.
Sıklıkla kullanılan bazı suplemanlar
Chronium
picolinate; krom emilimini kolaylaştıran, vücutta şeker kullanımında
rol oynayan, glikoz seviyesini dengeleyen bir mineraldir. Kolesterol
seviyesini düşürerek "ateroskleroz"un önlenmesinde faydalıdır.
Flax seed oil; balık yağı ile aynı özellikte olan Omega-3
yağ asidinden, magnezyum, potasyum ve liften zengindir. Kolesterol
seviyesini düzenleyici, kansere karşı koruyucu, menopoz sıkıntılarını
hafifletici bir etkiye sahiptir.
Omega-3 yağ asidi; özellikle çocuklarda görme ve zihinsel
fonksiyonların gelişimi için faydalıdır. Kanser ve kalp-damar
hastalıklarına karşı koruyucu etkisi vardır. Romatizmal ağrıları
azaltıcı, menopoz sıkıntılarını hafifletici etkilere sahiptir.
Dandelion; karahindiba bitkisinden elde edilir. Vitamin
ve minerallerden zengin, böbrek, pankreas ve mide fonksiyonlarını
düzenleyici, safra üretimini artırıcı etkisi vardır. Vücutta su
depolanmasını azaltır ve sindirimi kuvvetlendirir.
Milk thistle; deve dikeni ve yabani enginardan elde edilir.
Avrupa'da karaciğer toniği olarak kullanılır ve karaciğer hastalıklarında
tedaviye yardımcı bir üründür. Özellikle sigara, alkol ve kemoterapi
kullananlarda detoksifiyan olarak kullanılır.
Coenzyme-Q-10; hücrelerdeki enerji üretiminden sorumlu
olan bir koenzimdir. Serbest radikallere karşı antioksidan olarak
savaşır, E vitaminine de destek olur. E vitamini kötü kolesterol'ün
(LDL) etrafında bir kalkan oluşturarak serbest radikallerin LDL'yi
oksitlendirmesini önler ve kalp fonksiyonlarını düzenler.
Apple cider vinegar; birçok vitamin ve mineral açısından
zengindir. Kan şekerini, bağışıklık sistemini, kalp fonksiyonlarını,
kabızlık ve hemoroiti düzenleyici etkisi vardır.
Echinacea; bağışıklık sistemini ve karaciğeri güçlendirir.
Ayrıca üst solunum yolu hastalılarından koruyucu, cilt yaralarını
tedavi edici etkisi vardır.
Carnitine; özellikle vejetaryenlerde eksikliği görülen,
kalp kası ve karaciğer hücrelerinde yağ yakıcı olarak kullanılır.
Yüksek kolesterol ve trigliserit seviyesini düşürücü, kas yorgunluğunu
giderici etkisi vardır. Spordan önce alınması halinde vücuttaki
etkisi artar.
Karsinojenlere maruz kalma sürenizi azaltmak için diyetinizle
aldığınız doğal antioksidanları ve diyet destek ürünlerini aksatmayın.
Doğal antioksidanlar olan sebze ve meyvelere; özellikle brokoli,
ıspanak, portakal, çilek, ahududu gibi vitamin ve mineral bakımından
zengin besinlere diyetinizde bol bol yer verin. Bu besinlerin
içinde bulunan bileşikler toksinlerin zararlı etkilerini nötralize
ederler.
Ahududu, çilek, erik, siyah üzüm ve kiraz gibi meyveler ve bu
meyvelerin kabukları, bol miktarda antioksidan içerikli renkli
bileşikler ihtiva eder. Bu besinler çeşitli hastalıkların neden
olduğu problemlerin oluşumunu yavaşlatabilir veya başlangıcını
geciktirebilir. Bu nedenle soğan, sarımsak lahana dışındaki beyazlardan
kaçının. Bol veya koyu renkli, pigment içeriği fazla olan sebze
ve meyveleri çokça tüketin.