ETİ'de hayallerin gerçeğe dönüşme öyküsü, Ür-Ge departmanında
başlıyor. Grup Ür-Ge koordinatörü Aydan Kanatlı, bu yorucu fakat
bir o kadar da zevkli yolculuğun hikayesini bizimle paylaştı...
Sizi tanıyabilir miyiz?
İşletme fakültesi mezunuyum. Fiilen 11 yıldır ETİ'de çalışıyorum.
Son 9 yıldır ise Ürün Geliştirme Departmanı'nda koordinatörlük
yapıyorum. Bundan önce rotasyon, üretim, hammadde, giriş gibi
bölümlerde çalıştım. Koordinatörlüğünü yaptığım Ar-Ge departmanı
şimdilerde yeni bir konseptle, Ür-Ge (Ürün Geliştirme) adında
hizmet veriyor. Departmanımızın artık; ürün fikrinin oluşmasından,
pazarlama ve laboratuvar çalışmalarının dışında ürünü pazara verdikten
sonra, müşteri tarafından geri dönüşlerle ilgili sorumlulukları
bulunuyor.

Ür-Ge departmanının sorumlu olduğu diğer
alanlardan bahseder misiniz?
Ür-Ge yeni ürünlerin geliştirildiği bir departman. Yurtdışında
trend haline gelmiş, çok satılan ürünleri Türk damak tadına uygun
hale getirerek pazara sunmak veya fikri tamamen ekibe ait olan
orijinal ürünler oluşturmak, Ür-Ge departmanının görevleri arasında
yer alıyor. Ürünler ilk başta laboratuvar koşullarında prototip
olarak hazırlanıyor. Bu sürecin ertesinde, ürünler pazarlama departmanına,
lezzet testine gönderiliyor. Üretim aşamasında pazarlama departmanının
yaptığı test sonuçları bizi yönlendiriyor. Bu koordineli çalışma
sonucunda ürün pazara ulaşıyor. Bir de ürünün geliştirme ayağı
var. Bu çalışma, pazarda halihazırda bulunan bir ürünü daha iyiye
götürmek adına sürdürülüyor. Trendlerden bahsedersek; Avrupa damak
tadına ait ürünler ülkemizde daha çok tutuluyor. Amerikan damak
tadında bir ürün yaptığınızda Türkiye tarafından çok fazla kabul
görmüyor.
Ür-Ge departmanının yapısal özellikleri
nedir?
Departmanımız, mühendis ve teknisyen toplam 20 çalışandan oluşuyor.
Şimdilerde yeni bir oluşum içerisindeyiz. ETİ Ür-Ge'si artık bisküvi,
çikolata ve kek olarak 3 bölümde, 3 proje lideri ile hizmet veriyor.
Ürünün gecikmeden pazara sunulabilmesi; pazarlama, teknik, üretim
ve laboratuvarın birbirleriyle koordineli çalışmasına bağlı. Eğer
bu kalemlerden biri aksarsa büyük gecikmeler oluyor. İşte bu sebeple,
her bir proje liderinin kendi alanındaki konuya sahip çıkabilmesi
ve gecikmelerin minimuma indirilebilmesi için Ür-Ge 3 bölüme ayrıldı.
Ür-Ge oldukça dinamik bir yapıya sahip. Bir ürünü pazara çıkarmadan,
zamanında sonuç almak için hem kendi içinizde koordine olmayı
bilmeniz hem de piyasadaki rakiplerinizi hesaba katmanız gerekiyor.
Departmanın ETİ için önemi nedir?
Ür-Ge departmanı ETİ için hayati önem taşıyor. Biz, yeni ürünlerle
yaşayan bir firmayız. Yönetim kurulu başkanımız da araştırma-geliştirme
kalemine çok önem veriyor. Amacımız çok fazla yeni ürünü, kaliteden
ödün vermeden piyasaya sunmak.
Bir
Ür-Ge çalışanı hangi özelliklere sahip olmalı?
Ür-Ge departmanında çalışanların, her şeyden önce işlerini çok
sevmeleri lazım. Gıda literatürü İngilizce veya Fransızca olduğundan;
çoğu gıda mühendisi olan çalışanlarımızın çok iyi yabancı dil
bilmeleri gerekiyor. Bir de bir Ür-Ge çalışanının mesaisi 8 saatle
sınırlı değil, işiniz bir anlamda hayal üretmek; hayalin de zamanı
yok. Bir Ür-Ge çalışanının kendine ayırdığı zamanı, gerekirse
ailesini, bir yana koyup çalışabilmesi gerekir. Kişinin içindeki
yaratıcı ruh kadar araştırmacı, meraklı ruh da çok önemli bu meslekte.
Ufku geniş insanlar öncelikli tercihimiz.
ETİ'yi rakiplerinden ayıran unsurlar neler?
Ürün anlamında baktığımızda ETİ'nin rakiplerine oranla çok daha
yenilikçi olduğunu görüyoruz. ETİ yeni bir ürün çıkardığı zaman
o ürünü en kaliteli haliyle rafta görmek ister. Revizyon safhasını
üretimden sonraya bırakmaz. Ürünlerimizi, onlara %100 güvendiğimiz
anda piyasaya sunarız. Hiçbir zaman tatmin olmayan bir yapımız
var. Zira tatmin olmak, sınırlarınızı çizdiğiniz anlamına gelir.
Sınırlarının olmaması; ETİ'yi piyasada yenilikçi, kaliteli, lezzetli
ürünler üreten bir marka haline getiriyor.
Ür-Ge departmanı kendi içinde gelişimini
nasıl sağlıyor?
Departmanımızda çalışan arkadaşlarımız çok okuyarak kendilerini
geliştiriyorlar. Yurtdışı seyahatlerinde rafları incelemek, dünya
genelinde bisküvi sektöründe ne olup bittiğini gözlemlemek, iç
gelişimimizi sağlayan faktörlerden bir kaçı. Bir de yaptığımız
toplantılarda kimsenin hayal gücünü engellememeye çalışıyoruz.
Çalışan arkadaşlarımıza her zaman söylediğimiz şey, ETİ'nin teknik
imkanlarını bir yana bırakıp hayal güçlerini dilediklerince kullanmaları.
Bir ürünün yenliğine ve ileride başarılı olabileceğine inanıyorsanız,
ürün hakkında ciddi yatırımlar yapabiliyorsunuz.
Departmanınızın ileriye yönelik planları
nelerdir? Yeni ürünler var mı gelecekte?
Yeni sezonda, çikolata bazında, Türkiye'de ve hatta dünyada olmayan
yeni ürünlerimiz var. Bu orijinal ürünlerin dışında, piyasada
şu an örnekleri olan fakat ETİ kalitesi ile daha farklı bir sunumda
hazırlayacağımız ürünler mevcut. Çikolata, bisküvi ve kekler ilgili
10'a yakın yeni ürünün hepsi Eylül-Ekim aylarında piyasada olacak.
"Bizim olan aslında bizim değil..."
Ben çocukken hatırlıyorum da ben ve kardeşlerim, mutfakta babamın
kendi elleriyle yaptığı ETİ Puf'ları yerdik. Arkama dönüp baktığımda
ETİ'nin 43 senede kat ettiği yolu görüyorum. ETİ ailesinden biri
olarak, eğer bizim de giymemiz gereken bir elbise varsa giymek
durumundayız diye düşünüyorum. ETİ hem bir aile şirketi, hem de
değil. Artık Türkiye'ye mal olmuş ve hatta gelecekte dünyaya mal
olacak bir kurum ETİ. Çalışanlarımız da ETİ'yi ikinci bir aile
olarak benimsemiş durumda.