Günümüzde müşterilerimize "şirketimizi çok sevdirerek", onları kendimize "devamlı bağlama"nın önemi çok artmıştır. Müşteri sadakati tabiri bu anlayışı ifade eder.
Müşteri mülkiyeti (sadakati) sahibi olmayı başarabilmek için,
aşağıdaki unsurları sırasıyla iyice benimsemek ve çok iyi uygulamak
şarttır.
Şirketimizi çok sevdirmek
Şirketimiz,
hangi sektörde ve hangi konumda yer alırsa alsın, sadece sattığı
ürün ve/veya hizmetlerinin kaliteli olması yetmez. Zira şirket
yalnızca bunlardan ibaret değildir. Şirketimizi, müşterilerimize
"çok" sevdirebilmek için kaliteli ürün ve/veya hizmetlerimizin
yanında, güzel ve farklı dekorasyon, hedef kitleye uygun kolaylıklar,
konfor, müşteriyle devamlı iletişime önem veren, müşteri beklentilerini
gerçekleştirmenin önceliğine inanan yöneticilerle bunların hepsini,
şahsında ve davranışlarında yansıtabilecek çalışanlar gereklidir.
Özellikle şirketin kurumsal kişiliğini temsil eden yönetici ve
çalışanların davranışlarının, müşteri memnuniyetini "daimi
sevgiye" dönüştürecek "eylem" ve "paylaşım"ları
içermesi şirketimizi çok sevdirecektir.
Devamlı bağlamak
Müşterimize şirketimizi çok sevdirdikten sonraki adım, onun bize
devamlı gelmesini sağlamak olacaktır. Bunu sağlayabilmek için,
müşteri şikayetlerine önem vererek kendimizi devamlı geliştirmek,
belli aralıklarla müşteri memnuniyet ölçümleri yaparak hedef kitlemizin
memnuniyet sebeplerini öğrenip bu sebepleri çoğaltmak, memnun
müşterilerimizi "çok memnun" seviyesine getirmek için
"sevgi artırıcı eylem" ve "paylaşım"larımızı
devamlı artırıp, yenilemek şarttır.
Kârlı müşteriler yaratmak
Şirketimizden alım yapan her müşterinin bizden daha fazla alım
yapmasını sağlayabilmek, böylece onların şirketimiz cirosundaki
paylarını artırabilmek için müşterilere, bizden aldıkları esas
ürünlerimizden başka, ihtiyaç duyabilecekleri diğer ürün veya
hizmetleri de sunmak, "kârlı müşteriler yaratmak" fırsatını
verecektir.
Örneğin, Vakko, Beymen yalnızca giyim çeşit ve aksesuarları değil,
aynı zamanda ev tekstili, ev dekorasyonu vb. ürünlerini de satmaktadır.
Hatta Beymen dünyanın en ünlü yazarlarının imzasını taşıyan kitapların
tercümelerini yayınladığı, kişisel gelişim amaçlı kitaplar da
satmaktadır. Her iki ünlü "marka şirket"in de, İstanbul'da
ve şubelerinin olduğu diğer büyükşehirlerde, kendi isimlerini
taşıyan cafeleri dahi bulunmaktadır. Bu örneklere yurtdışından
Gucci, Pierre Cardin, Versace, Armani gibi daha pek çoğunu eklemek
mümkündür. Bütün bu şirketler markalaşmış isimlerini her gün,
daha da güçlendirerek, müşterilerinin neredeyse tüm ihtiyaçlarını,
karşılamaya çalışıp, "sadık ve kârlı müşteriler yaratmaya"
gayret etmektedirler.
Maksimum özen
Eğer müşterilerimizin mülkiyetine/sadakatine hayat boyu sahip
olmak istiyorsak, bunu gerçekleştirmemize yardımcı olan çalışanlarımızı
da, başarıları nispetinde ödüllendirmeliyiz. Başarıları ödüllendirilen
tüm kademelerdeki çalışanlarımız, daha şevk ve enerjiyle müşterilerimize
hizmet edip, onların bize bağlılıklarını perçinleyeceklerdir.
Müşteriyle iletişimi sürdürme programları böylesine önemli olan
"müşteri mülkiyeti/sadakati"ne devamlı sahip olabilmek
için, müşterilerimizle olan iletişimimizi "özenle sürdürmemiz"
gereklidir. Zira, müşteri "mülkiyeti/sadakati"nin devamlılığı
için hem onlarla iletişimimizi kesintisiz sürdürmeliyiz hem de
iletişimimize özen göstermeliyiz.
Müşteriyle iletişimi sürdürme konusunda "iletişim amaçlarımızı"
belirlememiz ve faydalarına inanmamız şarttır. Doğaldır ki, bu
iletişim amaçlarımız, şirketimizin genel pazarlama hedef ve stratejilerine
de uygun olacaktır.
1- Şirketimizin güven veren, itibarlı bir şirket olması:
Bu itibarı sağlayabilmek için, şirketimizin yönetici ve çalışanlarının
uyumlu, başarılı olmaya istekli, müşteri sorunlarına muhakkak
çözüm bulmaya kararlı, her zaman uzlaşmayı hedefleyen, müşteriyle
ilgili her konuda son derecede iyi organize olan, tedbirli, tedarikçilerine
ve çalışanlarına ödemelerini daima tam gününde yapmasıyla ünlenmiş,
gelişimleri takip eden ve yeniliklere açık olmaları gereklidir.
Güven kaybı, kriz demektir.
2- Şirketimizin "vazgeçilmez" hale gelmesi: "Müşteri
Özel Dosyaları" oluşturarak müşterilerin tüm "özel beklenti"
ve "özel hayalleri"ne cevap verebilmek gereklidir. Müşterilerimizin
ne kadar çok "kişiye özel" istek, beklenti, hobi ve
hayallerini karşılarsak, bize o kadar çok bağlanacak ve bizden
kesinlikle vazgeçemeyeceklerdir.
3-Şirketimizin, müşterilerine ihtimam gösteren bir şirket olması:
Tüm yönetici ve çalışanların müşterilere, kayıtsız şartsız ve
her zaman en ileri derecede özen ve ihtimam göstermeleri gereklidir.
4- Şirketimizin, müşterilerini ödüllendirmesi: Ödüllerin
ve hediyelerin insanları olduğu kadar, şirketleri de "sevilen"
yaptığını unutmamak gereklidir. Ödül ve hediyelerin ölçülü sebeplere
bağlı olmasına dikkat ettiğimiz sürece bunlar, müşterilerin şirketimize
"daha çok bağlanmalarına" yardım edecektir. Örnek olarak,
"indirim sağlayan üyelik kartları"nı, "sık alışveriş
ödül programları"nı, "ferdi kaza sigortası sağlayan
banka kartları"nı söyleyebiliriz. Müşteri mülkiyeti/sadakati
için 4 altın kural
Kaynak:
Özkan Kaymak,
Satış Aşktır, Kapital Kitapları