Çölyak hastası Aylin Küçük, hastalığını
anlatıyor:
1972 yılında Almanya'da dünyaya geldim.
İştahlı bir bebek değilmişim. 1 yaşından sonra uzun
süreli ishallerim olmaya başlamış. Ailem buna bir türlü
çare bulamamış. Hastaneye yatıp tedavi görmüşüm ama
değişen bir şey olmamış. Artan ishaller halsiz düşmeme
neden olmuş. Yürüyor olmama rağmen, o kadar halsizmişim
ki, yeniden emeklemeye başlamışım.
Kilom da yaşıtlarıma göre oldukça gerilemiş. İki yaşındayken
sadece 8 kiloymuşum.
Bu durum ailemi çok üzüyormuş. En sonunda çareyi, beni
bir üniversite hastanesine yatırmakta buldular. O dönem,
iki ay hastanede kaldım. Doktorlar beni yakın takibe
almıştı. Yapılan onlarca inceleme ve tetkik sonunda,
hastalığımın ne olduğu bir türlü ortaya çıkmadı. Ailem
de perişan haldeydi, hatta bir ara benden ümidi kesmişler.
Neyse ki, tam o ümitsizlik günlerinde yapılan endoskopi
ile, bana çölyak tanısı kondu.
Bu süre içinde beslenme şeklim tamamen
glütensiz gıdalara dayalı olarak devam etti. Yeni beslenme
şeklim inanılmaz şekilde gelişmemi sağladı. Artık eski
neşeme kavuşmaya başlamıştım. Ziyaretime gelen ailem,
bendeki bu gelişme karşısında şaşkınlıklarını gizleyemiyordu.
Evet, aradan yıllar geçti. Şu an iki çocuk sahibi bir
anneyim. Oldukça da sağlıklı bir yaşam sürüyorum. Sonuç
olarak, glütensiz yaşam, benim yaşam biçimim…