Eti Grubu

Ürünlerimiz

Haberler

İnsan Kaynakları

Oyunseverler

İletişim

English
 

Çölyak hastası Veysel Caner, hastalığını anlatıyor:

Çocukluğumdan beri kilo alma sorunum vardı. Hayatımın her döneminde yaş ve boy orantılarıma göre kilom devamlı normalin çok altında oldu. Sürekli geçmeyen kansızlığım vardı. Sık sık karın ağrısı çekiyordum. Çok sağlıklı gibi görünmeme rağmen, sürekli aşırı yorgunluk içinde ayaklarımın altı ağrıyordu.

25 yaşımdan itibaren mide şikayetlerim başladı. Bunun üzerine hastaneye başvurdum. Yapılan tetkikler sonucu ülser ve anemi (kansızlık) tanısı konuldu. Bu hastalıklara yönelik tedavi gördüm. Fakat tedaviye rağmen, her iki rahatsızlığım da devam etti. 2002 yılı Haziran ayında dışarıda yediğim bir tosttan sonra (veya ben öyle sanıyorum), ishal oldum. Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi (KEAH) bulaşıcı hastalıklar servisine başvurdum. Durumu izah ettim. Bana gıda zehirlenmesi olduğunu söylediler ve ishal diyeti verdiler. Fakat on gün geçmesine rağmen ishal durmadı. Tekrar KEAH bulaşıcı hastalıklar servisine başvurdum. Kullandığım ilaçları değiştirmemi söyleyip yeni ilaç yazdılar. Bu arada yıllık iznimi kullanmak için Bodrum'a gideceğimi belirttim. Bu durumumun tatili engellemeyeceğini söylediler.

Tatil boyunca üç gün otel odasından çıkamadım. Bu arada devamlı doktorlarımla haberleşiyorduk. Dördüncü gün İstanbul'a dönmemi istediler. İstanbul'a döndüğümde artık tamamıyla bitkin bir durumda KEAH bulaşıcı hastalıklar servisine yatırıldım. Bu kez geniş çaplı tetkikler yapıldı. Fakat yapılan tetkikler sonucunda bulaşıcı hastalıkları ilgilendiren herhangi bir hastalık tespit edilemedi. Bütün bu tetkikler yapılırken aradan geçen süre bir ayı bulmuştu ve 15 kilo kaybetmiştim.

Sonunda bulaşıcı hastalıklar servisinin doktorları, bu ishalin kendi bölümleriyle ilgisi olmadığına karar vererek beni gastroenteroloji bölümüne, Dr. Oya Uygur Bayramiçli'ye sevk ettiler. Oya Hanım muayeneye başlamadan önce yaklaşık yarım saat beni adeta sorgulayarak sağlık sorunlarımı, ailemin sağlık durumunu sordu. Daha sonra muayenemi yaptı. Önceki tetkikleri inceleyerek, kendisinin de bazı tetkikler yapması gerektiğini söyledi.

Bir gün sonra endoskopi ve retroskopi yapıldı. Bu işlemler sonucunda doktorum, endoskopik muayenede ince bağırsağımda bazı değişiklikler olduğunu, bu değişikliğin çölyak hastalığında görüldüğünü, benim hastalık öykümün de buna uyduğunu söyledi. Fakat bunun kesin bir tanı olamayacağını söyleyerek, başka tetkikler (patoloji, tomografi, ince bağırsak pasaj grafisi, kan tetkikleri vb) gerektiğini, asıl tanının bunlardan sonra konacağını söyledi.

Bu tetkiklerden sonra doktorum bana yapmam gereken diyeti detaylı olarak anlattı. Dışarıda kesinlikle bir şey yemememi söyledi. Aynı gün diyete başladım. Ertesi gün ishal azaldı. Üçüncü günden sonra ise tamamen durdu ve yaklaşık 4 - 5 gün süren bir kabızlık dönemi yaşadım. Bu süre içinde bağırsaklarımın aşırı genişlemesinden olsa gerek, şiddetli karın ağrıları yaşadım. Daha sonra yapılan tetkikler sonucunda, çölyak kesin tanı olarak kondu.

Tanı konmuş, artık çölyakla yaşam başlamıştı. Fakat asıl sorunlar bundan sonra başladı. Özellikle hastalığın hiç bilinmemesinden dolayı büyük sorunlar yaşadım. Seyahat esnasında yiyecek bir şey bulmak imkansızdı. Gıda sektöründe gıdanın muhteviyatı açık ve net belirtilmediğinden çok zorluk çektim. Daha doğrusu artık hiçbir şeye güvenemez olmuştum. Sonunda bu sorunları paylaşmamız ve daha sağlıklı yaşamamız gerektiğini düşündüğüne inandığım sevgili Oya Özden ile tanıştım. Yaptığı olağanüstü çalışmaları duyduğum an yalnız olmadığımı, artık hep birlikte daha güzel günler yaşayacağımızı düşünerek, önce "Ege Çölyakla Yaşam Derneği"ne üye oldum. Daha sonra, İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi gastroenteroloji, metabolizma ve beslenme hekimlerinin önderliğinde kurulan "Çölyakla Yaşam Derneği"ne üye oldum.

Çölyak bir hastalıktır. Fakat çölyakla yaşamak bir yaşam tarzıdır. Bundan dolayı diyetimi şu ana kadar bozmadım. Bozmamam gerektiğini de hastalığın özelliklerinden dolayı çok iyi biliyorum. Çölyak diyeti tam uygulandığında bu hastalıkla ilgili hiçbir sağlık sorunu yaşamayacaklarını tüm çölyaklı hastalara özellikle belirtmek isterim. Ben bunu uyguluyorum ve artık hiçbir sağlık sorunum yok.



SİTE HARİTASI GİZLİLİK ARAMA MERAK ETTİKLERİNİZ e-bültene ÜYE OL HABER VER FAVORİLERİNE EKLE