Havaların soğumasıyla birlikte, çevremizde gribal enfeksiyon
ya da soğuk algınlığı gibi hastalıklar da artmaya başladı. Bu
hastalıklara ait bilgileri ve korunma yollarını, Enfeksiyon Hastalıkları
Uzmanı Dr. Dilek Leyla Mamçu kaleme aldı.
Klinik belirtiler ve bulgular nelerdir?
Grip
hastalığının bünyeye yerleşme süresi 24-72 saat arasında değişir.
İlk belirti, kuru ve kaşıntılı boğaz ağrısıdır. Ateş normaldir
veya hafif yükselebilir. Bebek ve küçük çocuklarda ateş daha yüksektir.
En sık görülen belirtiler, burun akıntısı, burun tıkanıklığı;
hapşırma, boğazda yanma ve öksürüktür. Koku ve tat duygusunun
azalması, kulaklarda basınç hissi ve ses kalitesindeki değişiklikler
gibi belirtilere de sıkça rastlanır. Belirtiler ortalama 7 gün
sürer. Vakaların dörtte birinde bu süreç 2 haftaya kadar uzayabilir.
Soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonların özellikle kış aylarında
görülmesinin nedeni, kapalı ve kalabalık yerlerde hastalığın hızla
yayılmasıdır. Dolayısıyla, açık havada ve havalandırması iyi olan
yerlerde bulunmak enfeksiyon riskini azaltır.
Virüsler, mikrobun bulaştığı yerde (kapı tokmağı, telefon gibi)
canlı kalabildikleri için bu yüzeylerle temastan sonra virüsleri
rahatlıkla burnumuza veya gözlerimize taşıyabiliriz. Bunu engellemek
için ellerimizi sık sık sabunlu su ile yıkamalıyız.
Soğuk algınlığı tedavisinde, sanıldığının aksine antibiyotiklerin
yeri yoktur. Tedavi, belirtilere göre yapılmalıdır. Burun tıkanıklığını
giderici spreyler veya burun damlaları, öksürük giderici veya
baş ağrısını azaltıcı ilaçlar kullanabilir. Ayrıca, istirahat
edilmesi ve stresten uzak durulması da vücut direncinin yeniden
kazanılmasına yardım eder.
Alternatif tedavi olarak sıklıkla esansiyel yağlardan oluşan mentol
içinde bir sülfür birleşiği olan "Ajoenc"in etkisinden
yararlanılabilir. Bunun için sarmısak, çinko ve yüksek dozlarda
(günde 1-2 gram) C vitamini alınabilir.
Grip İnceleme ve Enfeksiyon Grubu
Open Rome araştırmasına göre; grip, ağırlıklı olarak çocukları
(grip vakalarının %46'sı) ve genç erişkinleri etkilemiştir. Yaşlılar
%9 oranla gripten en az etkilenen yaş grubunu oluşturmuştur.
Kuş Gribi
Dünya üzerinde grip virüsünün pek çok çeşidi bulunuyor. Her yıl
grip aşısı çalışmalarında çıkan yeni tip virüsler, grip aşısının
hazırlanmasında önem taşıyor. Dünyada gribe neden olan virüsler
genel olarak A, B, C olarak kategorize ediliyor. Değişik karakterdeki
bu virüslerden B ve C tipi, insanda grip enfeksiyonuna neden olurken;
A tipinin kanatlı hayvanlarda "Avian" adı verilen bir
çeşit gribe neden olduğu biliniyor. Kanatlı hayvanlarda %100 ölüme
neden olan bu virüs şimdilerde tavuk vebası ya da gündemdeki adıyla
kuş gribi olarak dünya sağılığını tehdit ediyor. Yüksek ateş,
ilk 2-3 gün sürekli öksürük, göğüste rahatsızlık hissi, baş ağrısı
ve sürekli halsizlikle seyreden kuş gribinin, 1997 yılında salgına
neden olan H5N1 virüsüyle aynı olduğu belirtiliyor. Kuş gribi,
kanatlı hayvanlarda solunum ve sinir sistemine ait belirtilerle
birlikte seyreden akut bir hastalık olarak biliniyor ve çok büyük
ekonomik kayıplara yol açıyor. Dünya Bankası'na göre insanlar
arasında olası bir kuş gribi salgınının dünya ekonomisine maliyeti
800 milyar dolar.

Birleşmiş Milletler Sağlık Uzmanları, kuş gribinden korunmanın,
hastalığın salgın boyutunun önlenmesinde oldukça önemli olduğunu
belirtiyorlar. Uzmanlar, Güney Doğu Asya'da görülen kuş gribi
salgınının diğer bölgelere de yayılabileceği uyarısında bulunuyor.
Kanatlı hayvanlara yakın bulunan çalışanların hijyen kurallarına
uymaları, eldiven ve maske gibi ekipmanlarla, gerekli diğer korunma
önlemlerini almaları ve kuş gribi hakkında bilinçlendirme çalışmalarının
yapılması gerekiyor. Ayrıca hastalığın görüldüğü ülkelere seyahat
edenlerin enfekte tavuk çiftliklerinden uzak durması ve iyi piştiğinden
emin oldukları kanatlı et ve yumurtalarını tüketmeleri gerektiğine
dikkat çekiliyor. Söz konusu ülkelere yapılan seyahat dönüşlerinden
itibaren 7-10 gün içinde ateş ve solunum sistemine ait belirtilerin
görülmesi durumunda ise hekime başvurulması gerekiyor.
Sağlık Bakanlığı'nın açıklamalarına göre ülkemizde söz konusu
hastalıkla ilgili herhangi bir sorun bulunmuyor. Yapılan çalışmalarda
hastalığın ülkemiz kanatlı hayvanlarında olmadığı ve bu durumun
Uluslararası Salgın Hastalıklar Ofisi'ne bildirildiği açıklandı.
Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hazırlanan mevzuatla,
hastalığın ülkemizde görülmemesi için korunma ve mücadele faaliyetleri
sürdürülüyor.
Kaynak:
Kuş Gribi ile ilgili bölüm www.saglik.gov.tr
ve www.isnet.net.tr adreslerinden derlenmiştir.