AB,
perakende sektöründe etkili bir rekabet politikasının uygulanmasını
savunmakta, küçük ve orta boyutlu işletmeleri cesaretlendirmek
ve rekabet sürecinde koruma altına almak için düzenlemeler getirmektedir.
Perakendeci firmalar, üretici ile olan ilişkileri geliştirerek
az ve sık alım, ürün bazında az depolama, ürün çeşitliliği, taşıma
imkanı yaratma gibi konularda uzmanlaşarak verimliliği artırmalıdır.
Öğr. Gör. Özgür ÇENGEL - İstanbul Ticaret Üniversitesi
AB sürecindeki gelişmeler çerçevesinde perakende sektöründe rekabet
günden güne artıyor. Özellikle, son yıllarda çok belirgin olarak
gördüğümüz "bakkalların süper marketlere ve hipermarketlere
dönüşümü" de artık perakende sektörünün çok hızlı bir şekilde
standartları yükselttiğinin önemli bir göstergesidir.
Avrupa perakende sektörünü incelediğimizde son 20-30 yılda dağıtım
kanallarında hipermarketler, zincir marketler gibi büyük perakendecileri
görmekteyiz. Bu olgu, esasen ülkemizde de değişen bir perakendeci
kültürünü beraberinde getiriyor, çünkü toplumumuzda istek ve ihtiyaçlar
değişiyor, perakende satış noktası ve aracı yapıları da değişim
gösteriyor. Buna ek olarak ülkemizde harcanabilir gelirin artması
ve ithal tüketim mallarının piyasaya girmesi "küreselleşme"
boyutunda birçok uluslararası perakende firmasının da dikkatini
çekmiş ve uluslararası firmalar da Türk pazarına girmeye başlamıştır.
Ülkemizde 60 milyar dolarlık bir pazar olan perakendeci pazarının
%60'ını gıda, geri kalanını gıda dışı tüketim oluşturuyor.
Standartlar Yükseliyor
Perakendeci pazarı temel ihtiyaçları karşılayan bir pazardır
ve her zaman da gelişim gösterecektir. Fakat, artık standartlar
yükseliyor, uluslararası firmalar rekabetten pay almaya çalışıyor
ve firmalar artık tüketicilere " biz diğer firmalardan farklıyız"
mesajını vermek zorundalar. Bu imaj da hizmet sektöründe şüphesiz
hizmet kalitesini artırarak olacaktır. Perakendeci firmalar, üretici
ile olan ilişkileri geliştirerek az ve sık alım, ürün bazında
az depolama, ürün çeşitliliği, taşıma imkanı yaratma gibi konularda
uzmanlaşarak verimliliği artırmalıdır.
AB, perakende sektöründe etkili bir rekabet politikasının uygulanmasını
savunmakta, küçük ve orta boyutlu işletmeleri cesaretlendirmek
ve rekabet sürecinde koruma altına almak için düzenlemeler getirmektedir.
Ülkemizde yürürlüğe giren yeni yasada ise tüketici haklarının
korunması için önlemler alınmıştır. Geleneksel perakendecilerin
bazı ürünler üzerinde uzmanlaşmaları önerilmektedir. Organize
perakendecilikle ilgili sivil toplum örgütlerinin tek çatı altında
toplanması ve sektörü temsil edecek bir genel müdürlüğün kurulması
hedeflenmiştir. Özellikle madde 11'de belirtilen özel markaların
cironun %20'sini geçemeyeceği maddesi perakendeciler tarafından
büyük tepki almıştır.
Bunun yanında bu düzenlemenin öncelikle KOBİ'lere destek olunması
amacıyla yapılması hükümetin fiyat anlayışına müdahaleci bir tavır
sergilemesi sebebiyle karşı çıkılmaktadır ve uzun vadede KOBİ
'lerin bundan büyük zarar görmesi beklenmektedir.
Aynı zamanda büyük perakendecilerin şehir dışında konumlandırılması
konusu da belirsizliğini sürdürmektedir. Birçok ülkede başarı
ile uygulanan yeni perakende yasaları genel ekonomik istikrar
olduğu sürece başarılı olmaktadır. Yeni yasanın başarı ile uygulanması
için de genel ekonomik istikrar şarttır.