Eti Grubu

Ürünlerimiz

Haberler

İnsan Kaynakları

Oyunseverler

İletişim

English
 




Tüketici Hakları

Türkiye'de 1995 yılında yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun'la ilk kez tüketici haklarını koruyan özel bir yasama çalışması yapılmış; AB uyum sürecinde çok önemli yer tutan "tüketici hakları ve güvenliği" konusunda olumlu bir yaklaşım sergilenmiştir.

Batılı kaynaklar tarafından 1800'lü yıllarda ABD'de başladığı kabul edilen, bir diğer görüşe göre de, ilk kez 1502 Bursa Kanunnamesi ile Osmanlı coğrafyasında kendini gösteren "tüketici hareketi"nin, günümüzdeki en somut ifadesi 1985 tarihli Birleşmiş Milletler Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi'dir.

Ülkemizin de taraf olduğu Birleşmiş Milletler Evrensel Tüketici Hakları Bildirgesi ile tüketicinin sekiz temel ve evrensel tüketici hakkı olduğu kabul edilmiştir. Bildirgede sayılan temel hakların izdüşümünü ulusal hukukumuzda da görmek mümkün. Başta Anayasanın 172. maddesi olmak üzere 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun, 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'da yer alan düzenlemelerle ülkemizdeki tüketici hareketinin, 1985 tarihli Bildirge ile uyum içinde olması amaçlanmıştır.

Yeni ekonomik yaklaşım
1980'li yıllarda ekonomideki dışa açılım, sadece ekonomide değil medya, kültür, sanat gibi yaşamın birçok alanında da dışa açılmayı beraberinde getirdi. Yaşamın pek çok noktasını harekete geçirip değişimi zorlayan bu hareketlilik, sistemin can damarlarından biri olan tüketici için de bir değişim ve açılım döneminin başlangıcı oldu. Gazetelerde ekonomi haberlerine tam sayfa ayrılmaya başlanan bu dönemde, ekonomideki rekabet, firmalar arasında tüketicinin tercihini etkileme stratejilerini de öne çıkardı. Bunun yollarından en bilineni reklamla tüketiciye ulaşmaktı.

Bir diğer yol da, tüketici odaklı ticari bir politika izlemekti. Dolayısıyla tüketici hakları kavramı konuşulmaya, tartışılmaya, öğrenilmeye başlandı ve kısa sürede tüketici hakları alanında çalışma yapmak üzere birçok dernek kuruldu. Tüketiciyi koruyan herhangi bir yasal düzenlemenin olmadığı, tüketici hareketine ilişkin bilincin, bu alandaki örgütlerde de yeni yeni oluşmaya başladığı bu uzun dönemde, tüketici haklarıyla genellikle kastedilen; "hatalı ürün satın alan tüketicinin haklarının korunması" oldu.

AB süreci ve gelişen tüketici hareketi
AB'ye resmen aday statüsüne geçen Türkiye'nin önünde bulunan uyum koşusunda atlanan ilk engel, 1995 yılında yürürlüğe giren Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun oldu. Bu yasayla ilk kez tüketici haklarını koruyan özel bir yasama çalışması yapılmış ve AB müktesebatında çok önemli yer tutan "tüketici hakları ve güvenliği" konusunda olumlu bir yaklaşım sergilenmiştir.

Yasa, tüketicilerin korunmasına ilişkin olağanüstü sayılabilecek korunma mekanizmaları getirmiştir. Yasaya göre ayıplı bir mal ve hizmeti satın alan tüketicinin dört temel hakkı bulunmaktadır:

  • Ayıplı malın değiştirilmesi
  • Para iadesi
  • Ücretsiz onarım
  • Bedel indirimi
Tüketici yukarıda saydığımız taleplerinden kendisinin seçeceği herhangi birini, satın alma tarihinden itibaren 30 gün içinde satıcıya iletmelidir. Satıcının bu talebi yerine getirmemesi halinde tüketici yargı yolunu başlatabilecektir.

Yasayla oluşturulan ilk yargı yeri; her il ve ilçede kurulu bulunan Tüketici Sorunları Hakem Heyetleri ve halen İstanbul, Ankara, İzmir, Konya ve Bursa'da kurulu bulunan Tüketici Mahkemeleri'dir.

Tüketici sahneye çıkıyor
Bir yandan tarihsel perspektif içinde tüketicinin kendi haklarına sahip çıkan tavrı, öte yandan tüketiciye mal ve hizmet sunan firmaların, kurumların gelişen rekabet ortamı içinde öne çıkma isteğinin zorunlu sonucu "tüketici odaklı" yaklaşım önem kazandı. Bu durum tüketiciyle ilgili ticari kuruluş, örgütler ve devlet sektöründe yeni yapılanmayı, tüketici danışma hatları, tüketici yardım merkezleri ve benzeri birimleri oluşturdu.

Temel Tüketici Hakları

  • Temel ihtiyaçların karşılanması
  • Sağlık ve güvenlik
  • Bilgi edinme
  • Eğitilme
  • Zararlarının giderilmesi
  • Sağlıklı bir çevrede yaşama
  • Ekonomik çıkarların korunması
  • Temsil edilme, örgütlenme, sesini duyurma

Dünyadaki küreselleşme yeni ekonomik ilişkileri, tüketici haklarında yeni savunma mekanizmalarını, sonuçta genel olarak "yeni tüketici"yi şekillendirdi.

Yeni tüketicinin profilinde, bir yandan haklarını koruma konusunda daha istekli ve kendini güven içinde hissetmek isteyen ve öte yandan toplumsal ve sosyal gelişme-lere daha duyarlı ve ancak medya-reklâm-moda arasında sıkışıp kalmaktan şikâyetçi olan tüketiciyi görmekteyiz.

21. yüzyılda yeni bir tüketiciyle karşı karşıyayız. Tercihinin fazlaca manipüle edilmesinden hoşlanmayan, sosyal sorumluluk duygusu ve duyarlılığı gelişmiş, bu duyarlılığına ortak olan firma ve kurumlara daha fazla yönelen, hak ihlaline uğradığında çözüm odaklı hizmet alabileceği tüketici danışma hatlarına, tüketici merkezlerine rağbet eden, son tahlilde bireysel ve toplumsal olarak hakkını arama konusunda eskiye nazaran daha istekli, daha aktif bir tüketici bu. En önemlisi iletişim kurulması çok daha kolay bir tüketici var karşımızda...


AB'ye uyum sürecinde gıda kanunu

Kusursuz müşteri memnuniyeti için, şikayet yönetimi

Tüketici Hakları

Yeni satış kaynağı    eski müşteriler



 


Limon Tutkusu
Peynir Sepeti
Kolay Pizza

SİTE HARİTASI GİZLİLİK ARAMA MERAK ETTİKLERİNİZ e-bültene ÜYE OL HABER VER FAVORİLERİNE EKLE