Eti Grubu

Ürünlerimiz

Haberler

İnsan Kaynakları

Oyunseverler

İletişim

English
 




Kaliteli ürün, sağlıklı yaşam; organik tarım

Günümüz dünyasında doğaya ve doğal tüketime yönelik bir dönüş yaşanıyor. Bu dönüşün basamaklarından biri olarak son zamanlarda adından sıkça bahsedilen "organik tarım" kavramı, Avrupa ülkelerinde geçmişi 1910'lu yıllara kadar uzanan, ülkemizdeyse 1980'li yılların ortalarından bu yana uygulanmakta olan bir tarımsal üretim yöntemi.

Dünya nüfusu ve tarım arazisi
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu verilerine göre 1999 yılının Ekim ayında dünya nüfusu 6 milyarken, yıllık yaklaşık % 1.14 artış hızıyla dünya nüfusu bugün 6,5 milyara ulaşmıştır. Ancak, ekilebilir tarım arazisi büyüklüğü nüfus artışına paralel olarak artmamaktadır. Geçmişten bu güne değin söz konusu durum karşısında, birim alandan daha fazla verim elde etmek isteyen üreticiler, çözümü pestisit (tarımsal ilaçların genel adı) ve kimyasal gübre kullanmakta aramıştır. Ne var ki gelişen toplum bilinci, sağlıklı yaşam ve doğal gıdalar tüketme arzusunu beraberinde getirmiştir. Yapılan araştırmalar tarımsal üretimde erişilen büyük ölçekli, istatiksel başarıya karşın bilinçsizce yapılan pestisit uygulamaların olumsuz etkisini gözler önüne sermektedir. Yeraltı ve yerüstü su kaynaklarının kirlenmesi, hayvan ve bitkilerin yaşam alanlarının kaybolması; bu olumsuz etkiler arasında yer alır.

Doğru ilaç seçiminin yapılmaması ve ilaçların önerilen dozda uygulanmaması tarım ürünleri üzerindeki kalıntı miktarını artırır. Bütün bunlara ilaçlama zamanının iyi belirlenememesi de eklenince gereksiz yere ilaç kullanımı meydana gelir. İşte bu noktada "Organik Tarım", söz konusu olumsuz etkileri bertaraf etmek, insan ve toplum sağlığına yönelik zararları önlemek veya azaltmak amacıyla alternatif bir üretim yöntemi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Organik tarım nedir?
Farklı dillerde "biyolojik tarım" ya da "ekolojik tarım" olarak da adlandırılan organik tarım; bahsi geçen olumsuzlukları gidermek amacıyla kimyasal ilaçlar, hormonlar, mineral gübreler gibi sentetik kimyasallar yerine; zararlının doğal düşmanlarını (predatör ve parazitoidler) kullanmayı, bitkinin direncini artırmayı, ekim nöbetini (münavebe), organik ve yeşil gübrelemeyi, toprak muhafazasını öneren alternatif üretim yöntemidir.

Geleneksel tarımsal üretim metotlarında ürün miktarı önemliyken organik tarımda elde edilen ürünün kalitesi önemlidir. Organik tarım ana yollardan, ağır sanayi tesislerinden, kentsel atıkların toplu olarak bırakıldığı alanlardan, enerji santrallerinden, maden işletmelerinden belirli mesafe uzaklıkta bulunan tarım arazilerinde tamamen doğal yöntemlerle, kimyasal ilaç, suni gübre ve hormon kullanılmadan yapılan tarımdır.

Organik tarımın amacı; tarımsal üretim sürecini, havayı, toprak ve su kaynaklarını kirletmeden gerçekleştirmek ve böylece çevre, bitki, hayvan ve insan sağlığını korumaktır.

Organik tarımın ilkeleri
Organik tarımın değişik ürünler için, farklı ilkeleri olsa da bunları temel olarak beş ana başlıkta toplamak mümkündür:
- Doğa ile uyumlu üretim
- Kendi kendine yeterli tarım (kapalı sistem)
- Ekim nöbeti
- Zararlılarla mücadelede biyolojik yöntemlerin kullanılması
- Doğal kökenli ham maddeler kullanılarak üretim yapılması

Dünyada ve Türkiye'de organik tarım uygulamaları
Dünya üzerindeki kontrollü organik tarım çalışmaları 1930'lu yıllarda yaygınlaşmaya başlamış ve 1972 yılında, Uluslararası Ekolojik Tarım Hareketleri Federasyonu'nun (IFAOM) kurulmasıyla temel standartların ve niteliklerin belirlenmesini takiben hız kazanmıştır. Ülkeler bazında üretilen ekolojik tarım ürünleri incelendiğinde, ülkelerin geleneksel ürünlerinin ağırlıkta olduğu; söz gelimi Amerika ve Afrika ülkelerinde muz, Arjantin'de et ve mamulleri, Hindistan'da , Danimarka'da ev ürünleri dikkat çekmektedir. Organik ürünlerin üretim-tüketim miktarları değerlendirildiğinde AB ülkelerinin önemli bir paya sahip olduğu gözlenir. Şu an dünya üzerinde 120 ülkede 17.2 milyon hektar alanda organik üretim yapılmaktadır.

Ülkemize gelindiğindeyse, organik tarım faaliyetleri ilk olarak 1980'li yıllarda Ege Bölgesi'nde kuru incir ve kuru üzüm üretimiyle başlamıştır. Bu üretim yönteminin başlamasında Avrupa merkezli firmaların talepleri önemli rol oynamıştır. Bu firmaların ülkemizdeki üreticilerle yaptıkları anlaşmalar doğrultusunda, organik tarım ürünlerinin tamamı ihraç edilmiş ve dünya pazarına sunulmuştur.

Günümüzde de bu durum aynı şekilde devam etmekle birlikte ihraç edilen ürünlere yaş meyve, sebze, tarla bitkileri ve tıbbi bitkiler de eklenmiştir. Bu sayede organik tarım yöntemiyle üretilen, ihraç edilen ürün yelpazesi genişlemiştir. Ülkemizde incir, fındık, üzüm gibi kuru ve kurutulmuş meyveler başta olmak üzere 92 değişik üründe, 46.523 bin hektarlık arazi üzerinde 168.306 ton organik üretim yapılmaktadır.

Tüketiciler olarak bilmemiz gerekenler
- Organik tarım yöntemiyle elde edilen ürünler, doğal besin içeriği açısından diğerlerine göre daha zengindir.
- Organik tarım ürünleri, üretim sürecinin her aşamasında bağımsız, yetkili kuruluşlarca kontrol edilir. Bu uygulama, satın aldığımız ürünün sağlıklı koşullarda üretildiğinin garantisidir.
- Organik tarım ürünleri kullanmakla çocuklarımızın, kendimizin ve çevremizin daha az zarar görmesini sağlamış oluruz.
- Organik tarım ürünleri tercih etmekle, sürdürülebilir tarımı destekler ve biyolojik tarımın yaygınlaşmasına katkıda bulunuruz.

Kaynak:
E. Ulaş Ceyhan
Ziraat Mühendisi Uzel Makina Sanayi, Ekipman Ürün Geliştirme


AB'ye uyum sürecinde gıda kanunu

Kusursuz müşteri memnuniyeti için, şikayet yönetimi

Tüketici Hakları

Yeni satış kaynağı    eski müşteriler



 


Limon Tutkusu
Peynir Sepeti
Kolay Pizza

SİTE HARİTASI GİZLİLİK ARAMA MERAK ETTİKLERİNİZ e-bültene ÜYE OL HABER VER FAVORİLERİNE EKLE