Her yönden gerçek bir Avrupalı olma yolunda sürekli adımlar
atan Türkiye'deki gıda sektörü, çok önemli gelişmelere sahne oluyor.
AB'ye uyum kapsamında oluşturulan ve içinde yeni kavramların yer
aldığı gıda kanunu, pek çok sorumluluğu da beraberinde getiriyor.
Gıdada uyum süreci
1995
yılında yayımlanarak yürürlüğe giren 560 sayılı gıdaların üretimi,
tüketimi ve denetlenmesine dair kanun hükmünde kararname, gıda
denetim sistemine önemli değişiklikler getirdi. Bu değişikliklerin
en önemlisi, yıllardır çok dağınık olan yetkilerin tek olmasa
bile iki kurumda toplanmasıydı. Bu kanun hükmünde kararnameyle
yetkiler, Sağlık Bakanlığı ile Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı arasında
paylaştırıldı.
AB'ye uyum süreci, her konuda olduğu gibi gıda konusunda da
yasa ve sistemlerin uyumlaştırılması zorunluluğunu gündeme getirdi.
Bu kapsamda, eksi haliyle sorunlar yaratan kanun hükmünde kararnamenin
yasalaşma süreci, fırsat olarak değerlendirildi.
Böylece AB ile uyum amacına yönelik önemli değişiklikler yapıldı
ve 5 Haziran 2004 tarihinde 5179 Sayılı Gıda Kanunu yayımlandı.
Gıda kanunu kapsamındaki yetkiler, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nda
toplanıyor. Risk analizi, kriz yönetimi, izlenebilirlik sistemi
gibi kavramlar ilk kez bu kanunda yer alıyor. Gıda güvenliğinin
sağlanmasında vazgeçilemez bir özellik olan bu kavramlar ve yetkilerin
tek elde toplanması, yıllardır ulaşılmaya çalışılan bir noktadır.
Kontrol sistemi nasıl işlemeli?
Gıda kontrollerinin risk analizine dayalı olarak sürdürülmesi
gerekir. Böylece kamu kaynaklarının etkili kullanımı ve mümkün
olan minimum harcama ile maksimum fayda sağlanır. Bu sistemin
çalıştırılabilmesi içinse, Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı'nın elindeki
denetim sonuçları ve kayıtlarını, istatistik bilimini kullanarak
değerlendirmesi; bilimsel, gerçekçi bir yol haritası oluşturması
gerekir.
Kontrol ve denetimle ilgili olarak görev yapan kamu çalışanları
da konularında eğitimli ve deneyim sahibi olmalıdırlar. Bu durum,
risk analizinin uygulanması açısından son derece önemlidir. Gıda
kanununda izlenebilirliğin sağlanması, işyeri sorumlulukları arasındadır.
İzlenebilirlik;
Kayıt sisteminin oturmadığı ve kayıt dışılığın had safhada olduğu
bir sistemde izlenebilirlik oluşturulamaz. İzlenebilirliğin sağlanamayışı,
HACCP uygulaması açısından da önemli bir sorundur.
Kanunla gelen yenilikler
5179
sayılı kanunun en önemli yeniliklerinden biri de, birincil üretim
düzeyinde olan yetiştiricilere de sorumluluk vermesidir. Bu sorumlulukların
yerine getirildiğinin denetlenmesi için tarlada ve çiftliklerde
birincil üretime ait denetimin etkinleştirilmesi gerekir. Bu tür
işletmelerin de kayıt tutmasının sağlanması ve bu konuda çiftçi
eğitimlerinin artırılması önem taşır.
Gıda yasasının amaca yönelik düzenleyici hükümler zinciri olarak
hayata geçmesi için, aşağıda belirtilen düzenlemeler yapılmalıdır:
o
-
HACCP sistemlerinin gereği
gibi oluşturulabilmesi için, kayıt dışılığın önüne geçilmesi
şarttır. Kayıt dışı için, her kurum kendi görev alanı içerisinde
azami etkinlikte çalışmalı ve bu kurumlar koordinasyon içerisinde
olmalıdırlar.
-
Çiftçi kayıt sistemi ve arazi
kayıt sistemi tamamlanmalı, gerek bitki koruma ürünlerinin gerekse
veteriner ilaçlarının reçeteyle denetimli olarak satılması sağlanmalıdır.
-
Sistemin işlemesinde hayati
öneme sahip olan üretici örgütlenmesi etkin bir şekilde gerçekleştirilmelidir.
-
Gerek birincil üretimle ilgilenenlerin,
gerekse ürünü işleyen işletmelerin, "iyi uygulama rehberleri"
oluşturulması sağlanmalıdır. Bu rehberlerin oluşturulmasında
meslek odaları ve sivil toplum örgütlerinin Tarım ve Köyişleri
Bakanlığı ile işbirliği yapması, hedefe daha kolay ulaşmayı
sağlayabilir.
-
Yapılacak iş ve işlemlerin
sağlıklı bir biçimde yürütülmesini sağlamak için; gıda mühendisi,
ziraat mühendisi ve veteriner hekimler uygun yerlerde görevlendirilmelidir.
-
Gıda ile ilgili yetkilerin
tek elde toplanmasının sağlanması, mutlak koşuldur.
HACCP nedir?
Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı HACCP (Tehlike
Analizi ve Kritik Kontrol Noktaları Yönetim Sistemi), güvenilir
ürünlerin tüketiciye sunulması amacıyla, düzgün işleyen bir sistemin
oluşturulması ve korunması temeline dayalı bir gıda güvenliği
kavramıdır. HACCP, bir gıda zincirinde, hammadde temininden başlayarak
gıda hazırlama, işleme, üretim, ambalajlama, depolama ve nakliye
gibi gıda zincirinin her aşamasında tehlike analizleri yapar,
gerekli yerlerde kritik kontrol noktalarını belirler ve herhangi
bir problem oluşmadan sistemin korunmasını sağlar. HACCP standardı,
gıda güvenliğinin kanıtlanması amacıyla bir HACCP yönetim sistemi
oluşturmak ve sürekliliğini sağlamak isteyen, HACCP Yönetim Sistemi
belgelendirmesi için başvuran kuruluşlara uygulanabilir.
Kaynak:
Petek Ataman
Gıda Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Başkanı