Seyhan nehrinin iki yakasına kurulmuş; pamuğuyla beyaz, güneşiyle
kızıl şehir Adana… Mutfağından tarihi mirasına, ören yerlerinden
kuş cennetine kadar pek çok kültürel ve turistik zenginliği barındıran
şehir; ziyaretçilerini kucaklıyor…
Akla evvela uçsuz bucaksız pamuk tarlalarını, kebabı, Karatepe
kilimlerini getiren Adana; 1950'lerden sonra hızla gelişen bir
kent. Sırasıyla Asur, Pers, Büyük İskender, Roma, Bizans ve Fransız
egemenliklerine geçen Adana, 1922 yılında Fransızların bölgeden
uzaklaştırılmasıyla özgürlüğüne kavuştu. Kırık Kilise harabeleriyle
Aladağ, Yılan Kalesi'yle Ceyhan, Bizans mozaikleriyle Feke, yer
altı şehriyle İmamoğlu, Kesiri Hanı'yla Karaisalı, Kuş Cenneti'yle
Karataş, mesire yaylalarıyla Kozan, Gülek Boğazı'yla Pozantı;
kentin önemli ilçeleri arasında yer alıyor.

Eski çağlardan Osmanlı'ya...
Kent merkezindeki Adana Arkeoloji Müzesi, şehrin tüm zenginliğini
bir araya getiren mekan olma özelliği taşıyor. Cumhuriyet'in ilanından
hemen sonra, 1924 yılında kurulan müzede; Çukurova'nın ilk çağlarına
ait seçkin eserler yer alıyor.
Şehir merkezinde yer alan önemli eserlerden ikisi klasik Osmanlı
mimarisi tarzında inşa edilen Sabancı Merkez Cami ve Ulu Cami…
Ulu Cami'nin içerisinde, kesme taştan inşa edilen Büyük Saat Kulesi
yer alıyor.
Uzun
köprüler, efsane dolu kaleler
Taşköprü, şehirle bütünleşen diğer önemli mimari eserlerin arasında
yer alıyor. Adana Müzesi'ndeki kitabede 4. yüzyılda yapıldığı
yazılan köprü, yanlardan ortaya doğru büyüyen 21 yuvarlak kemerden
oluşuyor. Ortasındaki büyük kemerde iki aslan kabartması olan
köprünün günümüzde sadece 14 kemeri sağlam. Misis ile Ceyhan arasında,
ovaya hâkim bir tepe üzerinde yer alan Yılan Kalesi, Adana'da
çokça bulunan dağ kaleleri zincirinin ilk halkası. Kalenin, adını
Şeyh Meran adlı bir yılan yetiştiricisinden aldığı söyleniyor.
Ölmeyen sanat; el işçiliği
Adana, tarihi eser zenginliğinin yanı sıra klasik Türk el sanatlarının
hâlâ yaşadığı bir şehir olma özelliğini de taşıyor. Şehir içinde
bulunan tarihi Kazancılar Çarşısı'nda el işi ustaları Osmanlı
döneminin en gözde işlemeleriyle süslenen ahşap sandıklar yapıyorlar.
Adana'nın tarihi ve kültürel dokusunu yansıtan önemli bir zenginliği
de geleneksel evler… Eski Adana evleri, aynı adlı Tepebağ Höyüğü'nün
üzerinde ve eteklerinde konuşlanmış durumda. Tarihi Tepebağ Höyüğü'nde
bulunan surun içinde, şehrin yüzlerce yıllık kültürü saklı.