Denizin
ucunda bir ada ışıldar. Serin rüzgarı ve turkuaz renkli deniziyle
ruha dokunur Avşa...
Marmara'nın güneybatısında deniz, rüzgar ve güneşle yapılan bir
yolculuktan sonra birdenbire bir kapı aralanır. Küçük iskelesi,
ipekten dokunmuş bir halı gibi duran plajıyla Avşa, ardında bıraktıklarınızla
sizi usulca sarar. Ada kültürünün etkilerini Avşa'ya ayak basar
basmaz hissedersiniz. Sakin ve güler yüzlü ada halkı, uzaktan
gelen dostlarını sıcak bir şekilde karşılar.
Ege'nin rüzgarı, Marmara'nın denizi
Avşa, Marmara Denizi ortasındaki Kapıdağ Yarımadası'nın uzantısında
oluşmuş adalar grubundan biri ve Tekirdağ, Marmara Adası, Ekinlik,
Paşalimanı ve Erdek ile çevrili.
Halk
arasında şarap adası olarak bilinen Avşa'nın diğer ismi Türkeli.
Özellikle İstanbul'da oturanlar için adeta kaçılacak bir yer olması,
adayı daha da cazip hale getiriyor. Şehir yaşantısına yakın, ama
bir o kadar da uzak olan Avşa Adası, Marmara'dan Çanakkale Boğazı'na
doğru açılan ve Ege'nin rüzgarını, kokusunu denizine akıtan bir
yapıya sahip.
Tarih boyunca büyük gelişmelerin yaşanmadığı ada, bir dönem Hıristiyanların
sürgün yeri olarak kullanılmış. Bu yüzden adada bir de manastır
bulunuyor. Bizans dönemindeki kayıtlarda adanın ismine "Ofousia"
olarak rastlanıyor. Daha sonra bölgeye göç ettikleri düşünülen
Rumlar ise adaya "Afissia" adını vermişler. Avşa ise
bu adın Türkçeleştirilmiş hali. Kazılarda ortaya çıkan kemikler,
pişmiş topraktan yapılmış çanak-çömlek, çakmak taşı gibi kalıntılar,
ada tarihinin çok daha eskilere dayandığını gösteriyor. Yine de
günümüzde, adada bir manastır ve bir de şapel harabesinden başka
kalıntıya rastlanmamış.
Sakin, sessiz ve huzurlu
Adanın
tam ortasında bulunan iskele plajı ikiye bölüyor. Oldukça temiz
denizi ve bunaltmayan sıcağı, insanda hemen bir ferahlama duygusu
uyandırıyor. Yan yana dizilmiş balık lokantaları kafeleri ve dinlenme
yerleriyle Avşa, çok kısa bir yürüyüş mesafesiyle hemen gezebileceğiniz
bir alana yayılıyor. Oldukça genç nüfusu sayesinde her zaman cıvıl
cıvıl ve eğlenceli bir resim çiziyor. Balık lokantalarında ismini
duymadığınız ve oldukça lezzetli balık yemekleri yiyebilirsiniz.
Bisikletle ada etrafında yapacağınız bir tur, oksijen açısından
zengin bölgeyi keşfetmenizin en güzel yolu.
İskelenin sağından içeri doğru gittiğinizde Yiğitler Köyü'ne
kalkan minibüslere binebilirsiniz. Yiğitler Köyü'nden sonra Altınkum
sahiline ulaşırsınız. Altınkum'da sahilin soluna doğru kayalıklara
oyulmuş çay bahçelerini görebilirsiniz. Kayalıklardaki dik merdivenlerden
kayalıkların en tepesine çıktığınızda, gün batımını izlemekten
büyük keyif alacaksınız.